Leyla Gencer’in heykelini gerçekleştirmeliyiz

29 02 2008

ÖNCE Zeynep Oral’ın Leyla Gencer Heykeli Maçka’ya (Cumhuriyet, 8 Şubat 2008) yazısındaki bilgiyi özetlemeli.

Oral, Leyla Gencer ile bir lokantada yemek yerken, onu heykelci Huşper Akyürek ile tanıştırıyor. Akyürek, onun heykelini yapmak için müsaade istiyor, Leyla Gencer de, “İzin veriyorum” diyor.

Yazının devamını oku »

Reklamlar




Aral’ın heykeline ikinci saldırı

18 02 2008

18 Şubat 2008
 
Murat KAZANCI/İSTANBUL
 
Aral’ın heykeline ikinci saldırı

Cihangir Parkı’nda geçen yıl Şubat ayında ateşe verilen ünlü karikatürist Oğuz Aral’ın heykeli bu kez kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce balyozla yıkıldı.

2004’te vefat eden Oğuz Aral’ın polyesterden yapılma heykelini ateşe veren, daha sonra Taksim İlkyardım ve Araştırma Hastanesi’nin kapısına molotof kokteyli atan Özgür Ayaydın, İstiklal Caddesi’nde bir mağazayı ateşe vermek isterken yakalanmıştı. Ayaydın, polis merkezine götürülürken “Özgürlük için yaptım” diye bağırmıştı. Usta karikatüristin öğrencileri tarafından tekrar tamir edilen heykel bu kez önceki gece parçalanarak yıkıldı. Heykeli yıkmakla yetinmeyen saldırganlar heykelin başını, kollarını ve sağ ayağını da parçaladı. Heykelin yıkıldığını pazar sabahı parkta kar topu oynayan çocuklar farketti. İhbar üzerine parka gelen polis heykelden parmak izleri aldı.





Nazım Hikmet heykelini Beykoz ve Beşiktaş istiyor.

15 02 2008

Nazım Hikmet heykelinin Boğaz ’a sınırı olan 5 belediye içinde AKP ’li olmayan tek ilçe olan Beşiktaş ’ın alabileceğini yazmıştım dün…Başkan İsmail Ünal ’a da bir çağrıda bulunmuştum, Nazım heykelini Ortaköy gibi bir meydana dikmesi için.

Dün sabah önce Beykoz Belediye Başkanı Muharrem Ergül aradı, “Biz o heykeli istiyoruz” dedi.Benim haberim yoktu Beykoz ’da “Nazım ’ı anma günleri” düzenlemiş Başkan Ergül .”Hatta Yılmaz Güney filmleri haftası bile düzenledik” dedi.

Yazının devamını oku »





Cumhuriyetin ilk anıtları video gösterimi

22 12 2007

 Cumhuriyetin ilk anıtlarından ve Atatürk anıtlarından örnekler. Şehirlere göre ayrılmış olarak seyredebilirsiniz.

Ankara-İzmir

Konya – Samsun

İstanbul 





“güzel istanbul” un başına gelenler

9 11 2007

17 mart 1974: msp istanbul il kongresi’nde konuşan erbakan, istanbul karaköy meydanı’na dikilen ‘güzel istanbul’ adlı çıplak kadın heykelinin kaldırılacağını söyledi.

18 mart 1974: karaköy meydanı’nda bulunan ‘güzel istanbul’ heykeli, valiliğin verdiği emir üzerine gece yerinden söküldü





“güzel istanbul” heykeli – istanbul

9 11 2007

gürdal duyar‘ın eseridir.

1973 yılında cumhuriyet’in 50. kuruluş yılı dolayısıyla 20 sanatçıya istanbul’un çeşitli yerlerine konulmak suretiyle 20 eser yaptırılmıştı. 1974 yılında karaköy meydanına yerleştirilmiştir..

gürdal duyar, istanbul’u bir kadın figürüyle anlatmak istemişti. figür, başı arkaya atılmış, yarı yatar durumdaydı. ellerindeki zincirler sonradan duyar’ın yorumladığı şekliyle ‘istanbul’un hala zincirlerini kıramadığı’nın ifadesiydi.

neyse bu eserin sanat yönüdür. gelelim siyasi yönüne..

rejimi yıkmaya çalıştığı için yıkılan bir partinin devamı olan milli selamet partisi ile (msp), laik rejimin savunucusu cumhuriyet halk partisi (chp)’nin koalisyon dönemine denk gelmiştir bu heykelin tartışması da..

bu ateş-barut şeklinde ifade edilebilecek koalisyonun balayı dönemini bitiren olaydır.

necmettin erbakan ilk icraati olarak ‘çıplak’ heykelin kaldırılması gerektiğini savundu ve bir gece vinçle kaldırılıp çöplüğe atılıverdi. tabi arkasından gelişmeler birbirini izledi..

dönemin içişleri bakanı oğuzhan asiltürk‘ün ifade ettiği şekliyle eser, ”türk anası” diye ifade edilmiştir, tasvir ettiği figür ve çağrışımları neticesinde böyle bir uygulamayı hakediyordu. kendi ağzından şöyle de bir cümle çıkmıştır ”bir toplumun ahlaki değerlerini hiçe sayarak o toplum idare edilmez..”

eserin konulduğu yer karaköy olunca ve genelevlerle mesafesi bir hayli kısa olunca bazı çağrışımları engelleyemedi. özellikle o gözle bakmak isteyenler için.. tabi ironik olarak hemen dibinde gerçekten o heykelin ‘bahsedildiği’ şekilde çıplak sırtüstü yatmış sabahtan akşama çalışan ”türk kadınları” çağrışımları o zaman akla pek yatmamış ve oralara dokunmak istenmemiş..

hemen ardından msp’nin katkıları ile genelge yayınlandı ve bira satışları yasaklandı. chp’nin de genel af ile hapishane kapılarını açması ve solcuları da bu affa dahil etmesi, başka bir krize neden olmuş ayrı kutuplarda yer alan bu partilerin uzlaşamayacakları anlaşılmıştı..

tam da bu gelişmeler üzerine şöyle de bir sihirli gelişme oldu ve herşey unutuldu gitti: (bkz: kıbrıs barış harekatı)

Yazı ekşisözlük’ten alınmıştır.