Belediye ile sanatçının Şehitler Anıtı kavgası

19 08 2007

3915916.jpg Keçiören Belediyesi tarafından 1996’da yaptırılan Şehitler Anıtı, metro çalışmaları sebebiyle zarar görünce onarım çalışması başladı. Anıtı yapan Doç. Osman Altıntaş, “onarım” adı altında eserine müdahale edildiği iddiasıyla mahkemeye başvurdu. Keçiören Belediyesi Kontrol Mühendisi Hüseyin Erdoğan ise önce anıtın sanat eseri olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini söyledi.

KEÇİÖREN Belediyesi, 1996’da dönemin Ankara Garnizon Komutanı’nın isteğiyle yapılan 16.5 metre yüksekliğindeki Şehitler Anıtı’nın dış cephesini kaldırım taşıyla (andezit) kapatınca tartışma başladı.

Eser sahibi, Güzel Sanat Eserleri Meslek Birliği (GESAM) Başkanı Doç. Dr. Osman Altıntaş, “onarım” diye kendisinden izinsiz yapılan müdahaleyi mahkemeye tespit ettirdi ve ihtiyati tedbir istedi. Altıntaş, “Karşıyaka Mezarlığı’ndan mermer işçisi getirip eserimi tahrip etmişler, çinilern üstüne kaldırım taşı döşemişler” diyerek tepki gösterdi. Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne başvuran, Altıntaş’ın avukatı Abdullah Egeli ise “Bu basit bir değiştirme değil, sanatın katledilmesidir” dedi.

15 Ağustos günü hákim ve sanat eserleri konusunda 50 yıldır bilirkişilik yapan Yüksek Mimar A. Erdoğan Vata, anıtta keşif yaptı. Çinilerdeki tahrifat, anıtı çerçeveleyen mermer ve üzerindeki yazı ve kabartmaların yok edildiği tutanaklara da geçirildi. Keşif sırasında hákim, orada bulunan belediyenin kontrol mühendisi Hüseyin Erdoğan’dan da bilgi aldı.

Erdoğan, uygulamayı savurken, “Yeraltındaki metro kazı çalışması anıta zarar verince müdahale ettik. Öncelikle bu yapının bir anıt olup olmadığının tespiti lazım” deyince, Altıntaş ile aralarında kısa bir gerginlik yaşandı.





`Memur heykeli` tamir edildi…

17 08 2007

Çankaya Belediyesi , burnunda, kafa ve ayak kısımlarında çatlaklar, kırıklar bulunan, `memur heykeli`ni belediyenin atölyesinde tamir etti. Çankaya Belediyesi , Yüksel Caddesi `nde bulunan heykelleri onarıma aldı. Yetkililer, onarım sırasında, caddenin sembolü haline gelen heykelin renginin siyahtan sarıya dönüştürüldüğünü belirtti. Yetkililer, caddedeki heykellerin sürekli kontrol altında tutulacağını, kırılan ve dökülen yerlerinin onarılacağını ifade etti. Onarılan heykel, belediye işçileri tarafından caddedeki yerine yerleştirildi.

2004-08-17 21:00:00 Milliyet





Ulus Atatürk Anıtı tarihçesi

17 08 2007

O günkü adıyla Hakimiyet-i Milliye olan Ulus Meydanı’nda bulunan Zafer Abidesi, Yeni Gün Gazetesi sahibi Yunus Nadi Bey’in önderliğinde Türk ulusunun maddi katkılarıyla yaptırılmıştır. Anıtın yaptırılması için tüm yurt çapında bir kampanya başlatılmış ve kampanya dahilinde açılan yarışmayı yürütmek üzere, bir yurttaş komitesi kurulmuştur. Komite tarafından Fransızca ve Osmanlıca bir şartname hazırlanmış ve hazırlanan şartnamede, Kurtuluş Savaşı’nın kime karşı, nasıl ve hangi amaçlarla yapıldığı geniş şekilde açıklandıktan sonra, zaferin önderi olan Mustafa Kemal’in kişiliği ve özellikleri ayrıntılı olarak tanımlanmıştır.

Bu iş için kurulan özel komite, dikilecek olan anıtın formuna ilişkin seçenekler üzerinde görüş alışverişinde bulunduktan sonra; Gazi Mustafa Kemal Paşanın bir kaide üzerinde ayakta, sivil giyimli bir cumhurbaşkanı olarak tasvir edilmiş, doğal büyüklükte bir bronz heykelinin dikilmesine karar vermiştir. Burada, anıtın konulacağı Hakimiyet-i Milliye Meydanı’nın planı, çevresindeki yapılarla birlikte verilmiştir.

Yarışmaya gönderilen projeler içinde, Avusturyalı heykeltraş Heinrich Krippel’in projesi beğenilerek yapımına başlanmış ve heykel 24 Kasım 1927 Perşembe günü yapılan bir törenle açılmıştır.

Anıtın Sanatsal Özellikleri

Anıt bir heykel grubu olarak tasarlanmış ve tamamlanmıştır. Burada esas vurgulayıcı olan, Türk milletinin Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği birlik beraberlik sonucu ortaya çıkan başarıdır. Üçgen bir kaide üzerinde duran heykel grubu, Cumhuriyetin kurulduğu Büyük Millet Meclisi ve İstasyon yönüne bakmaktadır. Kaide üzerinde bütünlük Ankara Ulus Atatürk Anıtıgösteren heykellerden önde iki Mehmetçik bulunmaktadır. Bunlardan sağdaki, arkadaşlarını savaşa çağıran, soldaki düşmanı gözetleyen Mehmetçik heykelleridir. Arkada ise mermi taşıyan Türk kadını heykeli bulunmaktadır.

Heykel grubunun tam ortasında, çokgen bir kaide üzerinde yine çokgen plana sahip ve daralarak yükselen anıtın asıl kaidesine ulaşılır. Mermerden olan bu kaidenin güney cephesinde üstte, Sakarya’da düşmanı yenen Türk askeri; altta savaş sırasında Mustafa Kemal, komutanlar ve Türk askerinin tasvir edildiği kabartmaların yer aldığı iki pano bulunmaktadır. Anıt kaidesinin kuzey cephesinde mermere kazılmış kabartma iki panodan üsttekinde zaferden sonra resmi geçit yapan Türk askeri, alttakinde ise kağnılarla cepheye silah ve cephane taşıyan Türk köylüsü tasvir edilmiştir.

Mermer kaidenin ön yüzünde, içeri girinti yapan üç yüzlü bölümün üst kısmında, üç adet doğan güneş motifi ve bunları çerçeveleyen çelenk motifi bulunmaktadır. Anıtın çokgen kaidesinin daralarak yükselen en üst kısmında anıtı çevreleyen, bir sıra halinde Mustafa Kemal’in altın varakla yazılmış özlü sözleri bulunmaktadır. Anıtın mermer kaidesinin arka yüzünde, ortada kabartma olarak topraktan çıkan ancak bir dalı kırılmış ve kırık yerin üzerinden daha gür bir şekilde yükselen hayat ağacı motifi bulunmaktadır.

Üzerindeki özlü sözlerle, sanat ve tarihi değeri büyük olan kabartmaların bulunduğu oldukça yüksek mermer kaide üzerinde, şartnamede sivil giyimli bir cumhurbaşkanı olarak tasvir edilmiş, doğal büyüklükte bir bronz heykelin dikilmesine karar verilmiş iken, o günün şartları içinde mareşal üniformalı Gazi Mustafa Kemal, dört ayağı üzerine sağlamca basan Sakarya isimli atı üzerinde bronzdan tasvir edilmiştir.

Maarif Vekaleti’nin 1947 yılında yanmasından sonra açılan proje yarışması sonunda, binanın yerine bugünkü Emek Çarşısı ve İşhanı yapılırken; Zafer Abidesi de bu proje kapsamında ele alınarak, eski yerinden güneye doğru kaydırılarak bugünkü yerine taşınmıştır.

Ulus Atatürk Anıtı, Ankara Valiliğinin katkılarıyla Kültür Bakanlığı tarafından 2002 yılı Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirilen restorasyonla, onarımı ve temizliği yapılarak bugünkü görünümüne kavuşturulmuştur.

Heykeltraş Heinrich Krippel

27 Eylül 1883 yılında Viyana’da doğdu. Heykel öğrenimini Viyana Güzel Sanatlar Akademisinde yapmış, önceleri mezar ve portreler üzerinde çalışmıştır. 1925-1938 yılları arasında Türk Hükümeti’nin davetlisi olarak geldiği Türkiye’de, Sarayburnu Atatürk Heykeli (1925), Konya Atatürk Heykeli (1926), Ankara Atatürk Heykeli (1927), Samsun Atatürk Anıtı (1931), Afyon Karahisar Zafer Anıtı (1935), Ankara Sümerbank içindeki Oturan Atatürk Anıtı (1938) gibi eserler bırakmıştır.

Atatürk, bu eserler için sanatçıyı köşkte misafir etmiş ve ona anıt için poz vermiştir. Anıt grubunun heykelleri sanatçının Viyana’daki atölyesinde tasarlanmış, Viyana Birleşik Maden İşletmeleri’nde bronza dökülmüş, parçalar halinde Türkiye’ye getirilerek yerlerinde monte edilmiştir. Sanatçı 5 Nisan 1945 tarihinde Viyana’da bir mide ameliyatı sonrasında ölmüştür.

Anıttaki Yazılar

Kaidenin en üst kenarını çevreleyen kuşakta;
“Türk milleti, muzaffer istihlas ve istiklal cidalini ve muazzam asri inkılaplarını, en manidar bir remz ile, en iyi ifade edebilecek şekli, yukarki hakiki timsalde bulur.”

Kaidenin ön cephesinde;
“Artık badema, sine-i millete bir ferdi mücahit olarak çalışacağım. 8 Temmuz 1919, Erzurum.”
“Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”

Kaidenin sağ tarafında;
“Düşman ordusunu vatanın harimi ismetinde boğarak, behemahal naili halas ve istiklal olacağız. 6 Ağustos 1919”

Kaidenin sol tarafında ise;
“Düşmanın anasıra asliyesi imha edilmiştir. Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri. 1 Eylül 1922”

yazmaktadır.





I.Uluslararası Ankara Kum Heykel Festivali başladı

14 08 2007

ATO’nun Ankara Hürriyet ile birlikte gerçekleştirdiği I.Uluslararası Kum Heykel Festivali, 15 Temmuz- 30 Ekim tarihleri arasında ATO’nun yanındaki Spormed’in karşısında bütün Ankaralıları bekliyor..

Alana girdim, çalışanlara baktım, muhteşem bir çalışma var.

12 bin metrekare alana kurulan Kum şehrine ilgi kalabalık olacak kanısındayım. Daha önce Dünyanın çeşitli ülkelerinden heykeltıraşların yaptığı, boyutları 10 x 15 metreyi bulan devasa kum heykellerin ana temasını Anadolu Efsaneleri oluşturmuş .

14 Haziran – 20 Ekim 2006 tarihleri arasında halka açılmış Türkiye’nin ilk kum şehri sergisine Antalya Lara Beach ev sahipliği yapmıştı.

Bu çalışmalara Türkiye dışından ve içinden bir çok Heykeltraş katılmıştı. Türkiye Dışından Katılan Heykeltraşlar:

Andri Vazhynsky – Ukrayna Carlos Mauricio – Brezilya Dale Murdock – Kanada Helena Bangert – Hollanda Irina Telalim – Bulgaristan Iryna Kalyuzhna – Ukrayna Jair Damasceno – Brezilya Jakup Zimacek – Çekoslavakya Lars Borst – Hollanda Marjon Katerberg – Hollanda Matvey Vavaev – Rusya Nikolay Kokorin – Rusya Oscar Rodr- İspanya Pedro Mira – Portekiz Radovan Zivny – Çekoslavakya Ruslan Korovkov – Bulgaristan Saeid Ahmady – İran Sergey Aseev – Rusya Victor Solomennikov – Rusya Yuriy Kosterin – Ukrayna Türkiye’den Katılan Heykeltraşlar Alper Alagoz Ali Turan Arif Çekderi Arzu Türk Aslı İrhan Bahadır Y. Yıldız Berfun Tanrıbuyurdu Cengiz Kulda Ceyda Selimbaşoğlu Cihan Gündüz Didem Aydın Duygu Karabulut Eda Kaytan Gamze Çetiz Gülce Yelken H. Fırat Uysal M. Engin Akabalı Nihan Hepşen Özge Kır S. Seçil Yıldırım Salih Akbulut Sıla Beliz Tepe Sırma Çelik Sibel Açıkalın Soner Çelik Tuncay Koçay Volkan Keçebaş Yusuf Alabaz

Şimdi Ankara’da yapılmakta olan Kum Şehir çalışmalara devam ediyor.





Ankara’ya rüküş projeler

12 08 2007

Başkan Melih Gökçek’ten inciler :Ankara’nın beş girişine 50′ şer metrelik dev heykeller dikeceğiz. Birincisi, Samsun istikametine, adı 19 Mayıs Bulvarı olduğu için Atatürk heykeli dikeceğiz.

Heykelin içinde müze, aşağısında kütüphane ve kitap satış noktaları bulunacak. İstanbul yoluna, Fatih Sultan Mehmet’in heykelini dikeceğiz. Hani İstanbul’u fethedemeyip de atını denize sürüşü vardır ya, onun 50 metrelik heykeli. İçerisinde müze, alt kısmında birçok tesis ve sarığının içi de seyirlik teras olacak. Turistler oradan Ankara’yı seyredecek.

Üçüncüsü, Eskişehir yolu, yani Dumlupınar Bulvarı. Bu istikamet Nasrettin Hoca’ya gittiği için kültür sembolü koyalım, dedik. Hocanın, eşeğin üzerine ters binmesine simgeleyen heykelini dikeceğiz. Burası yeni eğlence ve iş merkezi olarak düşünülüyor.

Dördüncüsü de Konya Yolu, yani Mevlana Bulvarı. Oraya da bir semazen heykeli konulacak. İçerisinde en az on kat lokanta olacak. Bu lokantalardan her biri bir yörenin yemeğini sunacak. Şimdiden buna talip olanlar var. Buraların arsası bir milyara satışa çıkacak. Benim için para kazanılması değil, turist gelmesi önemli.,

[…] Esenboğa yolunun sol tarafına heykeller dikeceğiz. Müthiş bir ışıklandırma olacak. Havaalanına gelenler bir ışık gösterisi ve renk cümbüşüyle büyülenecek.

[…]Gölbaşı’nda ise bir kuş adası olacak. Dünyadaki bütün hayvanların kumaştan ya da peluştan yapılmış birer maketinin bulunduğu 30 bin metrekarelik kapalı orman alanı kuracağız. Bu maketler belli noktalarda hareket edecek, orijinal ses çıkaracak. Yanlarında birer minik sinema olacak ve burada ilgili hayvan izlenecek.

haberin aslı için tıklayın 





güven anıtı pulu – ankara kızılay rotary kulübü

2 08 2007

pul.jpg

“Cumhuriyet tarihimizin önemli eseri kulübümüzün simgesi GÜVEN ANITI sahip çıkmamızı bekliyor.” sözleri ile duyurulan Güven Anıtı restorasyon ve bakım çalışmasına katkıda bulunması planlanan pul çalışması.





cebeci tıp fakültesi bahçesi – ankara keçisi ailesi

2 08 2007

x.jpg